Üstün Dökmen: “Adım varsa, elim var altında!...

Küçük Şeyler Anaokulları kurucusu Prof. Dr. Üstün Dökmen, Diyarbakır Küçük Şeyler Anaokulu’ nun davetlisi olarak özel bir seminer vermek üzere şehrimize geldi. Diyarbakır Küçük Şeyler Anaokulu Kurucu ortakları Akif Sağır, Ümit Güneş ve Hünkar Akan’ la Küçük Şeyler Anaokulu inşaat alanında ve Simya Koleji’ nde incelemelerde bulundu. Diyar Magazin Gazetesi olarak fırsatı değerlendirme gibi bir özelliğimiz var. Yoğun programı içerisinde Prof. Dr. Üstün Dökmen’ le kısa bir röportaj yaptık. Küçük Şeyler’ i bizzat kendisinden dinlemeye ne dersiniz? Prof.Dr. Üstün Dökmen: Bundan 11 sene önce ilk Ankara’ da kuruldu Küçük Şeyler Anaokulu. Hızla gelişti, bu kadar gelişeceğini tahmin etmiyorduk. Şu anda ülkemiz sathında farklı şehirlerde toplam 46 tane Küçük Şeyler Anaokulu var. 47.si Diyarbakır’ımızda açılıyor. 48.si Edirne’ de açılacak. Bu kadar sürede Türkiye’de 48 tane anaokulu olarak Türkiye’deki anaokulculuğunda tek ciddi zincir. Mesela 50 tane okul var, 150 tane olan var Türkiye’de. Her biri farklı illerde kendi meşrebine göre program yapıyor.  Birbirinden bağımsız. Bizim bütün okullarımızda merkezi program uygulanıyor. Merkezi sistemle Ataşehir’ den şu an faal olan 46 okulun önümüzdeki hafta uygulayacağı program her hafta çarşamba akşamı tüm Türkiye’ ye gönderiliyor. Ankara’ da, İstanbul’ da İzmir’ de, Antalya’ da Bursa’da öğretmenler alıyor merkezden gelen programı, perşembe, cuma, cumartesi, pazar çalışıyor. Pazartesiden cumaya bir hafta o programı uyguluyor. Öğretmenlere eğitim merkezden yapılıyor. Diyarbakır şubesini gezin Ankara, İzmir, Bursa, Antalya’ daki Küçük Şeyler’ i gezmiş gibi olursunuz. Ne var? James materyalleri var, ne işe yarar bunlar? İlkokuldaki matematiğe hazırlıyor, oyuncak. Bal gibi oyuncak. Ama matematiğe hazırlıyor. İşte anti bakteriyel halılar var, odada belli köşeler var. Burada ev oyuncakları, burada mutfak oyuncakları, belli bir düzen içinde. Yemek listesi aynı. Yani bir pazartesi günü Adana Küçük Şeyler ne yerse, inşallah önümüzdeki yıl Diyarbakır Küçük Şeyler’ de aynısını yiyecek. Diyarbakır’ da oturuyor diye kaburga dolması yemek yok, Adana’ da oturuyor...

Bir ödül de genç yönetmenlerimize

Diyarbakır’da, ‘çocuk işçiler’ teması ile çöplüklerde çalışan çocukların hayatını konu alan, Kürtçe’de sis anlamına gelen ‘Mij’ adlı kısa belgesel film çeken yönetmenler Mehmet İsmail Çeçen (26) ve Ramazan Akkuş (26), Sabancı Vakfı’nın düzenlediği kısa film yarışmasında 3’üncülük ödülü aldı. Sabancı Center’de düzenlenen, ‘Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nda Diyarbakır’da çöplerde çalışan çocukların hayatını konu alan, ‘Mij’ adlı belgesel 3’üncülük ödülü aldı. Daha önce de çektikleri belgesellerle birçok ödül alan Diyarbakırlı genç yönetmenler Mehmet İsmail Çeçen ve Ramazan Akkuş’un, çöplüklerde çalışırken hayatlarını kaybeden çocuklara atfedilen kısa filmi büyük beğeni aldı. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın katıldığı törende ödüllerini dünyaca ünlü yönetmen Danis Tanoviç’ten alan Çeçen ve Akkuş, filmlerinin Almanya ve Fransa’da düzenlenecek olan festivallerde de gösterileceğini söyledi. Diyarbakır’da, daha önce TIR şoförleri, yaşlılık ve mezarlıkta çalışan çocuklar konulu birçok belgesel çeken ve 9’uncu TRT Uluslararası Film Festivali’nde ‘Proje Destek’, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı’ndan ‘Geleceğin Sineması’ ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’ndan ‘İnsan Hakları’ ödüllerini alan  yönetmen Çeçen ve Akkuş, “2016 yılında  çöplük alanında çalışırken iş makinesinin altında kalarak ölen ve cenazesi 3 gün sonra çöplükten çıkarılan bir çocuğun hikayesinden yola çıkarak, bu belgeseli yapmaya karar verdik. Belgesel çocuk üçlememizin ilk filmiydi. İkinci filmimiz ise 9. TRT Uluslararası Belgesel Festivalinde proje destek ödülü alan “Mezarlık Çalgıcıları”. Buna dikkat çekmek için çektiğimiz belgeselin ödül alması ve bundan sonra Avrupa’da gösterime girecek olması bizi sevindirdi”...

Firuze Kahve’ de tiyatro gösterimi...

30 Temmuz akşamı Sezen Aksu Sokağı Firuze Kahve’ de öyle bir oyuna ve oyunculuk gösterisine şahit olduk ki; yeri geldi tüylerimiz diken diken oldu, yeri geldi güldük. İzlerken otuz yıl öncesine, 90’ lı yıllara gittik. Bu bölgede, Lice’ de ve köylerinde yaşanan acı ve bir daha yaşanmamasını temenni ettiğimiz olaylara atıfta bulunan tek kişilik bir oyun. Çeşitli film ve dizilerde oyunculuk yapan Sabahattin Ozan Aslan’ ın hikâyeleştirip, Erengül Atlı ile birlikte senaryolaştırdıkları “Kuyunun Dibindekiler” adlı tek kişilik mekân tiyatrosundan bahsetmeye çalışıyorum. Sabahattin Ozan Aslan, oyunculuğuyla ve hikâyesiyle Firuze Kahve’ yi dolduran izleyicileri ve tabi bizi de yıllar öncesine alıp götürdü. Hikâyesinde hüznü ve eğlenceyi bu kadar yerli yerinde oturtmayı başaran ve oyunculuğuyla izleyicileri bu kadar etkileyen genç yazar Erengül Atlı ve genç tiyatrocu Sabahattin Ozan Aslan’ı müsaadenizle ayakta alkışlamak istiyorum. Biz bu fırsatı yakaladığımız için kendimizi şanslı hissediyoruz. Tekrarı olur mu bilmiyorum ama bu fırsat ele geçerse sakın kaçırmayın derim. Sabahattin Ozan Aslan-Erengül Atlı- Fatih...

Şiirbaz Remzi Bulak kitaplarını imzaladı...

İlk şiir kitabı “Yüreğim Göç Mevsiminde” yi 2011 yılında piyasaya çıkaran ve o günden bugüne “Aşk Yusuftur” , “Şiir Öldü Şair Yasta”, “Şiirbaz”, “Yoruldum Usta”, “ İki Kurşun İki Gül” adlı kitaplarıyla edebiyat dünyasında yer edinen hemşerimiz Remzi Bulak, imza günü ve söyleşi için Diyarbakır Kültür Evi’ ndeydi. Diyarbakır Yazarlar ve Şairler Derneği (Diyşad) Başkanı Süleyman Aydın, Araştırmacı-Yazar M. Ali Abakay ve Diktumder Başkanı Kenan Aksu Diyarbakır şehir kültürüne ait her çalışmada olduğu gibi, Şiirbaz’ ın da en büyük destekçisi...

Ses+saz+aşk=Berfin Aktay...

Saza aşk ile bağlı müzisyen olarak kendini tanımlayan, “Canda” şarkısıyla yüreklerin bam telini titreten Berfin Aktay, sazıyla ve dinleyenleri mest eden sesiyle La Minör  Müzik Evi&Cafe’ de sevenleriyle buluştu. Tabii ki Diyar Magazin’ de oradaydı....

Grup Alzaymır Piyanist Cafe’ de coşturdu...

Diclekent Villalarında bulunan Piyanist Cafe’ de düzenlenen Grup Alzaymır konseri yoğun ilgi gördü. Grup Alzaymır’ ın unutulmuş türküler konseptiyle unutulmaz bir gece yaşattığı izleyiciler, halaylardan fırsat bulup oturamadı. Piyanist Cafe işletmecisi Sertaç İnci de aile efradıyla birlikte konseri ön sıralardan izledi. Verilen arada Grup Alzaymır üyeleri menajerleri İbrahim Ulag ile birlikte objektifimize poz...